Tek şiirler mi direnir ölüme?
Yaşamak ağrısı asılmışsa da boynuna;
Yalnızlığın hınzır uğultusu çın çın çınlıyorsa da kulağında
İnsan direnmez yaşamaya...
Kendine ayrılan soluğu çekmek için ciğerlerine var gücüyle;
direnirse direnir tek ölüme.
Vakti de hiç gelmez kendince,
gelirse de hep erkendir...
Oysa ne de yalandır şu dünya bilse de
direnir işte şairler gibi...
Umarsızlığa uyandığı her gün;
kana,
savaşa,
acıya,
acımamaya,
anlamamaya,
riyakarlığa,
öfkeye,
hiddete,
şiddete,
insan olmamaya
bulandığı,
battığı,
aydığı,
dokunduğu,
sınandığı,
savrulduğu,
kalakaldığı
her gün
yine de işte
her yeni gün
yeniden başlar;
her yeni gün
yeniden başlar;
eskimeyen bir heyecanı taşır gibi,
sebebi belirsiz bir sevince uyanır gibi,
her şeye en başından başlıyormuş gibi,
içinde;
bir kıpırtı,
bir kıpırtı,
bir tıkırtı,
bir pır pır yürek atışı,
bir pır pır yürek atışı,
bir pırıltı
taşıyan yaşamalara teşne...
taşıyan yaşamalara teşne...
İnsandır işte doğrusuyla eğrisiyle.
Kendi bile farketmez çoğu zaman,
nedir bu beni bağlayan bu gezegene diye şöyle bir durur da bakar hayatın devinimine...
Ah ama o umut yok mu o umut;
Ölüm gelmezse ondan gelmez.