20 Eylül 2012 Perşembe

YALAN MI?

Şu vapur yolculukları daha uzun olsa keşke 
ya da gönlümün istediğince gitsem gelsem iki kıyı arasında
ama usum ufuklar kadar geniş olsa hep...

"Madem öyle uzun bir deniz yolculuğu?.." 
dersen, hayır öyle değil;
arada ayağımın karaya değme ihtimali, 
gözümün kıyıyı görebilmesi olsun... 
Bir kere içinden deniz geçen şehrimde olsun. 
Sevdiklerime ulaşmam gerekirse dört yanım su olmasın... 

Ama ben bir vapurun içinde bilmem kaç kere yolculuk yapsam, 
martılarla, yeni yolcularla... 
Öyle tuşların ucunda değil; 
yazsam durmadan, kalemimin bıraktığı mürekkep izleri olsa beyaz kağıdın üstünde...

Ömrün böyle bir serazat vaktini bulsam da;
başımı çevirince dalgaları görsem her seferinde, 
geçip giden vapurları, kuşları, martıları,
hayatın hiç durmayan akışını...
Şükretsem ve bilsem gayrısı yalan...
Yalan mı?...

"Yalan değil..." diye düşünsem bir kez olsun. 
Bir kez olsun insanlardan umut kessem. 
Bir kere sevmiş olduğumu bir gün gelip artık sevmeyebilsem... 
Yapabilir miyim?... 
Kendimi ateşe atmaların kalbin sıcağından olmadığını düşünebilir miyim bir gün?

Bir gün olsun şu halden sıyrılsam... 
Herkesin ama herkesin içinde küçük ya da büyük bir insan tarafı olduğuna 
inancımı yitirsem keşke...
Yitirebilir miyim?... 
Yapamam ve bilirim ki sevmekten başka ne varsa yalan...
Yalan mı?...

"Yalan..." diye düşünsem bir kez olsun. 
Bazılarının sever gibi yapabildiklerini düşünebilsem. 
Bir kez olsun sevmenin içinde salt güzelliğin olmadığını kabul edebilsem de
acı çekmesem. 
Bir kez olsun birine kızdığımda; 
o duygunun ardında durabilsem de 
daha konuşma bitmeden kalbimi yumuşatmayı başarabilemesem. 
İnsanlara güvenmesem... Yapabilirim bunu...
Yapabilemez miyim?... 

Birinin salt kendi egosuna hizmet için, 
sadece kendini sevdiği için,
kendini çok yukarılarda gördüğü için, 
kendinden başkasını
kendine biat etmedikçe sevemeyeceği gerçeğini
bu kadar yadsımasam... 
Yok kabullenemem ve hissederim  ki aşktan başkası yalan...
Yalan mı?

"Yalan değil..." demesem...
İnansam ki bir gün kendisi yalan düpedüz.... 
"Vuslat aşkı öldürüyor" desem ben de, 
"vuslatın aşkı öldürdüğüne inananlar, ona bırakmadan kendileri öldürüyorlar"
diye düşünmesem.
"Kendine daha fazla aşk duymak bu..."
diye aklımdan bile geçirmesem... 
Ya da
"Kendi içindeki aşkın tam da yansımasını bir türlü görememektendir olsa olsa..."
demesem...
"Bir tuhaf huzursuzluk duygusu aşk"
desem... 
Hissetsem ki huzurdan başka her şey yalan...
Yalan mı?...

"En çok tek başıma huzurluyum." desem...
Sevdiğin birinin dört duvarının arasında huzuru olmadığını biliyorken, 
birileri birilerini anlamıyorken, 
birileri birilerini affetmiyorken, 
birileri birilerini üzüyorken,
birileri birilerini gözünü kırpmadan öldürebiliyorken 
silahla ya da silahsız,
bedenini ya da ruhunu; 
evimde gözümü, kalbimi ve kapımı kapatabilsem olan bitenlere...
Bilmesem ki iyilikten ötesi yalan...
Yalan mı?... 

"Yalan..." diyebilmesem... 
Hayatında anlamlı yer verdiğin insana sırtını dönebilmeleri doğal karşılayabilsem. 
Gerçekten birilerinden gidebilmeyi başarabilsem. 
Şu gezegende konuk olduğum gün sayısınca
sevdiklerimin sayısını da arttırmasam da
düşündüğüm insanları çoğaltmasam...
"Sevmek karşılıklı bir duygu değildir" diye inanmaktan vazgeçebilsem bir gün... 

Anlasam ki şu dünya yalan.
Yalan mı?
diye sormasam...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder