20 Ekim 2010 Çarşamba

Nerdesin?


  “  Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
  Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım,
  Bu gece dağ başları kadar yalnızım."
  der Attila İlhan bir şiirinde...

Ne çok şiir var şu yalnızlık üzerine, dedi kadın içinden.
Sanırım yalnızlığın sanatla bir ilgisi olmalı ya da sanatın yalnızlıkla ( mı?)...
Sonra, elinde bir fincan melisa çayı ve sırtında mavi bir şalla bahçeye çıkıp oksijen aldı. Gökyüzüne ve sonra mevsim değişikliğinden nasibini almış bahçesine baktı. Düşünüyordu;
"yeni ve tutunulacak bir düş var mı?" dedi kendi kendine. "Elbette!" diye cevapladı onu bir yanı hevesle. Sadece inanmak kurduğun düşe ve bir çıka gelişe ve şairin dediği gibi "birinin kalbinden kendine bakmak"* haline inanmak ve beklemek sakince.

"Bak şu bahçeye; bir kaç gündür  onu serinletmeyi ihmal ettin." dedi iç sesi yine pek bir sitemle. "Bak zakkumlar nasıl da kırgın bakıyorlar sana. Vazgeçmek yakıştı mı düşlerine? Özen göstermek hayata, bir sanat eseri gibi yaşamak onu. Bu denli zorlu bir yol mu?..."

Sonra çiçekleri suyun hayat veren etkisine doyurdu. Sandığı gibi Kaf Dağı'nın ardında değildi gönlünün istediği  biliyordu. Zorlu yolların ardındaydı sadece; oralarda bir yerlerde, hepsi hepsi  buydu.

Şiir şöyle devam eder :      " Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
                                          Dudaklarımda eski bir sevda türküsü...
                                          Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim,
                                          Gözlerim gözlerini arıyor durmadan
                                          Nerdesin? ”

"Nerdesin? " diye tekrar etti. Azıcık ürperdi gecenin esintisinden. Ama gülümseyerek bahçe kapısına uzanırken, belli belirsiz şunu duydum kendisinden: 

"Ve sorular bir gün mutlaka cevaplarını sahibinden duymak içindir..."


Kapattı kapıyı, düşlerine çekildi sanırım. Biliyordu düşlerin dahi kapıları ancak içeriden açılırdı...






*Sevgili Yelda Karataş'tan...

2 yorum:

  1. Teşekkürler sevgili Nurhayat...
    Kısa ve akıcı bir film gibi canlandırmışsın o güzel duyguları... O hüzünlü, buruk "arayış"ın, o duygulu özleyiş ve bekleyişin, o farkındalıklı ve bilinçli ruh hâlini sevginin, sevdiğine... Şiir gibi; şarkı gibi olmuş. Finali ise; nefis!

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler Sevgili Serdar...
    Ne de güzel görürsün ve yorumlarsın sen de... Sağol...

    YanıtlaSil