Bu
sabah gözümü açtım;
küçük bir çocukken babaannemin aldığı oyuncak
bebeğim geldi aklıma.
Adı Leylâ...
Adı Leylâ...
Bir çok serbest çağrışımla çıkıvermiş
olmalı;
zihnimin odalarından birinin kapalı kapısı açılıvermis
olmalı...
Şimdi o kapıya açılan diğer odalara bir bakmalı:
Leylâ'm, yeğenim, güzel kızım, küçük sanatçım,
hep
kalbimde, aklımda, dilimde, gözümde evlat gibi yaşadığım,
ismine, haline,
tavrına, yüreğinin güzelliğine delirdigim
ve ismi ne çok yakışanım, kara gözlüm, bir özge canım benim,
hep kapısı ardına kadar açık gül bahçem...
Uçar Kızlar'ının dostluk-kardeşlik yolculuğunda yol arkadaşları
Yelkenci Kızları'ndan Leylâ'nın yeni yaş kutlaması dün...
Ayla'm
Yelkenci'min, biriken bin yıllık anılara,
küçük fırsatları dahi
kaçırmayıp hep yenilerini ekleyisi,
nazik, ince, düşünceli emekle
olusturdukları dostlukları Nurgül'ümle
ve bu halenin bizi de içine alışı...
durmadan büyütmeyi dostlukları düstur edinisimiz,
durmadan büyütmeyi dostlukları düstur edinisimiz,
dostları dostlarla
dost kılmaya dair neredeyse hep birlikte mühürledigimiz gizli kalp
anlaşmamız...
Dün üst katımdaki şenliğin,
gülümseterek beni çocukluğuma götürüverişi;
annemin Paşa'daki
günlerden söz ederken alt komşumuz Karadenizli Nazmiye teyzelerin
evimizin çok çocuklu gürültüsünden
"bir kere bile şikayet etmediler, tek söz söylemediler"diye anlatışını hatırlayışım...
"bir kere bile şikayet etmediler, tek söz söylemediler"diye anlatışını hatırlayışım...
Sonra nasıl da kendi hali bile misafir varmış gibi
kalabalık olan evimizden eksik olmayan sevgililerimiz,
can kuzenlerimizle
saklambaç gibi koşturmalı her türlü oyunu oynayışımızı
ve hâlâ hayatın yitirmesine izin vermediğimiz bağımızı düşünüşüm...
ve şimdi aynısını
biraraya geldigimizde annemlerde;
çocuklarımızın yaşayışının
güzelliğini...
Leylâ bebeğimin kapısını açan anahtar bu çağrışımlar olmalı.
Oysa ben onu Paşa'daki evimizden taşınırken orda bıraktım...
Oysa ben onu Paşa'daki evimizden taşınırken orda bıraktım...
Ne
düşündüm, onu neden almadım onca severken,
ondört yaşımda evden
ayrılırken tekrar dönüp bakıp son kez veda bakışımda,
orada yerde
oturmuş haliyle bakarken ona,
üç kızkardeş paylaştığımız odamızda,
üç kızkardeş paylaştığımız odamızda,
nasıl bir kalp halim vardı da onu ait olduğu
yerde,
çocukluğumda bıraktm da,
koşup almadım son anda...
şaşırıyorum...
Çok şaşkınım bu sabah ve çok konuşkan...
Günaydın olsun herkese!...
Mecnunu olacağınız Leylâlarınız çok olsun.
Günaydın olsun herkese!...
Mecnunu olacağınız Leylâlarınız çok olsun.