1 Mayıs 2014 Perşembe

İZdüşüm

yürüdüğün yollarda izler bırakırsın.
farkında bile olmadan, zira yolda olmanın sonucudur bu.
yollarda kimi yol arkadaşların olur;
yolun bir kısmını seninle yürüyüp sonra kendi yollarına devam ederler bazıları
ya da sen de kendi yoluna yürüyebilirsin.
ama her yürümek gitmek olmaz...

bir de yürüdüğün yolların sende bıraktığı izler var.
farkındasındır onların, zira bir nişan gibi saklarsın yolun geri kalanında.
yolları hiç yürümemiş gibi olup, hayatına devam edenler vardır bir de.
tam da gitmektir bu,
hani ardına bile bakmadan.
hiç yaşamamış gibi olup geçtiğin yolları
 yepyeni yolların cezbesini yan yana bırakılan izlere yeğlemek meselâ.
gitmektir bu büsbütün.
yeni izler arzular bazen insan, mümkündür...


 yabancılaşır kendiliğini oluşturan izlerine.

hatta öyle ki bazen kendini inkar etmek kadardır belki de alıp başını gitmek...
zira ne geride bıraktığın izleri silebilirsin yollardan,

sokaklardan,

evlerden,

odalardan,

kapılardan,

duvarlardan.
ne de senin izlerin silinebilir zamandan...

her türlü iz acıtır gideni de kalanı da eğer bir kalbe sahipse...
sahip değilse de bir gün karşısına çıkar hiç beklemediği bir yerde
bir yolun ortasında
ya da bir köşe başında
tabii eğer şanslıysa.
zira izsiz göçüp gitmek de var bu dünyadan...

severim ben her türlü izi...
saklarım bir biçimde;
gözle görülemeyecek hale gelse de dokunurum, varlığını hissederim,
bu izlerde gizildir tüm bildiklerim...
işte "ben bu yüzden hiç kimseden gidemem, gitmem.
unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir..."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder