"umulmadık bir gün olabilir bugün..." demiş şair...
Hayat öğretir; umulmadık günler öyle birdenbire gelivermezler.
Böyle geçer bazıları için ömür;
umulmadık olanı bekleme hâli içinde;
hep bir sürprizli masal yaşama arzusu peşinde...
Umulmadık günlere inancını törpülersin yaşları aldıkça,
yılları devirdikçe;
yavaş yavaş, yaşaya öğrene...
eylüller ekimler kasımlar geçer;
umutlar, gazeller, ağıtlar doludur ayların günlerinde...
Bir zaman bir sevinç yakaladın mı güzü bahar eylemişsindir de yüreğinde;
artık bu eylemelerin düşselliğini yurt edinmekten vazgeçersin...
Umulmadık günlere inanç duyanlar,
bekleyenler,
hasretini çekenler,
hayal kuranlar;
geç büyürler onlar.
Bir nevi gezgincileridirler kendi düşsel denizlerinin.
O uçsuz bucaksız denizlerde gemilerce sevda yükü taşımışlardır.
Her zorlu fırtınayı başlarının üzerinde dolanan sevgi halesiyle karşıladıklarından
dinivermiştir o hırçın rüzgârlar...
Bunlar böyle sürmüştür bir vakit...
Sonra o bir vakitler eklene eklene çok vakit ederler
ve o çok vakitleri yaşayanlar bilir,
artık büyümüşlerdir...
Ve hayat öğretmiştir;
umulmadık günler öyle kolay kolay gelmezler, gelmemişlerdir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder