4 Ağustos 2016 Perşembe

zamanlar içinden defter notlarımdan...




Bu sabah içimde büyük bir güçle uyandım. 
Bu içimdeki kendi gücüm biliyorum. 
Sanrılar içinde devindiğim, her şeyle başa çıkabileceğimi düşündüğüm vakitlerim oldu çokça da bu sabah onlardan değil, 
diye not almışım önceki sabah defterime;
bu sabah da aynı duygu içindeyim; 
enerjimi düşürecek bin duygu silsilesi yaşamış olmama rağmen, 
gördüğüm onca karışık rüyaya rağmen, 
ailemi ziyaret edip onları görmenin bende yarattığı iyi hislerden çok onlarda oluşturduğum iyimserlik hallerinin doyurucu etkisi ile, 
annemin evde yersin deyip çantama koyduğu meyvelerden 
yeşil elma olanı ile kahvaltı yapmış olmanın tazeleyici enerjisi ile 
güne tam karışmış olmasam da 
ruhumu hayatın hareketine hazırladım sayılır, 
diye yazmışım dün sabah; 

her Allahın gününün yeni bilinmezlere duyduğu sancıyı iliklerine dek hissederken; 
her yeni gün yeniden hayal kırıklıklarını saçıldığı yerlerden başkaları basmasın diye toplarken, 
ellerin kan revan içinde koşuyorken oradan oraya, 
şöyle ferahlatıcı bir yağmur yağsın da ruhuma; 
durulanayım şöyle en temizinden 
diye yazmışım bu sabah defterime. 

Çok zorluyorsun hayat diye sitem eder bulmuşum kendimi bugün öğlen. 

Öğleden sonra bir sevinç gelmiş konmuş kalbime; 
pır pır, kıpır kıpır; ne uyuyor, ne uçup gidiyor, 
hep bir hareket içinde kanat çırpıyor durduğu yerde, 
diye not almışım akşamüstü...


Akşama doğru uçtu gitti... diye yazdım şimdi. 
Yarın ola hayr'ola.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder