29 Ağustos 2010 Pazar

Kendilik Objeleri

Yine konuşuyorum içimden. Bu içimden konuşmalar yüzünden sanıyorum ki kalabalığım. Sanıyorum ki bir sürü insan var yanımda onlarla birlikte yaşıyorum, nefes alıyorum. Konuşurken içimden, onlar beni duyuyor sanıyorum. Öyle çok şey söylüyorum, söyledim ki ve eğer bir şekilde yazmazsam söylemeye devam edeceğim ki gerçekten bunları  paylaştığımı sanacağım gitgide… Bu konuşmaklar yüzünden Vasconcelos’un Şeker Portakalı’ndaki Zeze’sinin içinden şarkı söylemeyi keşfetmesinden duyduğu coşku gibi iç sesimle kendimi ayrıcalıklı sanıyorum bir de… Evet nasıl da farklı sanıyorum. Oysa her kadın böyle değil mi?..

Çocukken annemi ev işleri yaparken konuşur halde yakalardım. Sesi çıkmaz, sözcüklere ihtiyaç duymaz ama yüzü, gözleri ifadeden ifadeye bürünür konuşur da konuşurdu… Bunu farkettikten bir zaman sonra onu iç sesiyle konuşurken yakalamak bir oyun olmuştu benim için. Öyle dalmış olurdu ki hararetli anlatmalarına ve yaptığı işe,- en çok yatak odasını toplarken hatırlıyorum bu sahneyi- yavaşca yaklaştığımı farketmezdi bile. “Kiminle konuşuyorsun anne!” deyiverirdim. Yakalanmış edası olmazdı hiç, gülümserdi hemen.

“Haklı…” derdim demek ki “Davası neyse. Kimseden sakınmayacağı şeyler söylüyor ama öyle düşünceli ki kimsenin de başını şişirmiyor.”. Kadın olmaya dairliğin ilk nüveleriydi onlar benim kendiliğime sarsılmaz bir biçimde işleyen. Haklı bile olsan susmayı bilmek bir kadın için en büyük erdemdi. Ben bunu çok çabuk ve en kolay biçimde öğrendim rol modelimden. Üstelik bu erdeme sahip olmak da ne gururlanmayı ne yakınmayı getiremeyecek kadar doğaldı bir kadın için. Olması gerekendi ve tartışma götürmezdi… Tartışma götürmez miydi peki? Tartışılması dahi abes miydi yoksa?.. Kadın olmak nasıl bir şeydi?..

Kendini ilmek ilmek örerek büyütmek sabırla ve sevecenlikle, bunu yaparken de her defasında yapabileceğinin en güzelini hayata geçirmek miydi?... Sıkılmak ve boğulmak tavrı ise kadının ruhuna uymayan ancak bıkmadan usanmadan hoşgörüyle izlediği bir başka kendilik miydi?...

nurhayat uçar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder