"Can durağını arıyorsan ey can; can da sensin durak da sensin. Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun, elbet ekmek de sensin. Eğer akıl erdirebiliyorsan bu sözün sırrına; bil ki her ne arıyorsan o sensin." Mevlâna
Ben bundan beş yıl önce kayboldum...
Ben bundan beş yıl önce kayboldum...
Evet evet! Kayboldum.
Ruhumu, kalbimi, inancımı ve dahi kendimi kaybettim. O kayıplık içinde yönümü bulmayı bırakın, aklımı bile seçemediğim zamanlarım oldu. O zamanlarda; beni bulacak, elimden tutup hayata yeniden karıştıracak bir kahraman gelecek diye bekledim. Öyle inanmıştım. Öyle sanmıştım. Öyle yaşamıştım. Öyle bulanıktı ki her şey; dünya, hayat, insanlar. O bulanıklıktan sıyrılmak ve berrak sulara ulaşmak; korkularınla, yenilgilerinle, kendinle yüzleşmeye denk düşüyordu. Bu çok ama çok zordu. Kendimden azı olmak güvenli kılıyordu. Zira hissetmeye başlamıştım; içimde büyük bir ateş yanıyordu. Görmezden gelmek, onunla başa çıkmanın en kolay yoluydu. Öyle sanıyordum. Çünkü yolu bilmiyordum. Öyle yorgundum ki. Öyle korkmuştum ki. Daha önce hiç bilmediğim bir sokakta kaybolmuştum. Sokaklar arada sakinleşiyor, sular arada duruluyordu; bir bakıyordum sessizlikte sudaki yansımama, orada sandığımdan fazlası duruyordu. Tüm net olmayan görüntüleri, çevremde olan biteni, devinimleri, sesleri bana ait olmayan gözlerle izlediğimi ayrımsamak zamanımı aldı. Benden önce beni fark etmiş olan en yakınımdakileri duymam da... Ama buldum en sonunda . Buldum, kendi kahramanımın yine kendim olduğu gerçekliğini. Buldum kendimi. Gerçeğin o zorlu yollarında yürümeye başladıkça, kalbimin duraklarında soluklandıkça, zihnimin bulanık olan tek bir zerresi kalmadı ....
Şimdi en sarsıcı depremlerden sonra ruhumun yerli yerine oturmuş coğrafyasının yol haritalarına sahibim . Onlarla bir daha yönümü kaybetmem. Artık nereye gidersem gideyim en sonunda kendime çıkacak yolum biliyorum...

Ve ulaşmak için o kadar çaba harcadığı, hayatın sırrını içeren kitabı açınca bir de ne görsün: Kitabın tüm sayfalarında aynalar varmış :)
YanıtlaSilDostum...Gerçeğin yollarında aklıyla, fikriyle, sevgisiyle bazen uzaktan bazen de yakından yanımda olan canım dostum...
YanıtlaSilKendini eksik,beceriksiz,güçsüz,yetersiz sanan,etrafındakilere bakınca onlardan olan farklılığını bir yaratılış hatasına yoran,günlerini normal olmadığı ve istenmediğini düşünerek geçiren ördek yavrusu böyle kayıp ve amaçsız sürüklendiği günlerden birinde gölde yansımasını görür.Harikulade,uzun ve güzel boyunlu,güzel mi güzel bir kuğuya dönüşmüştür.
YanıtlaSilBize kendimizi kayıp hissettiren toplumdur.Onlarla aramızdaki açı farkıdır.Olgunlaşma sürecimiz tamamlandığında asıl olmamız gerekene dönüşeceğiz.Bizi kapsamayan geneli çok fazla umursadık geçmişte.Çoğunluğun iktidarı,çoğunluğun vasat ve düşük bir ekseni olmasından dolayı vasat olanı normal kabul eder,fazla olanı dışlar.Körlerin koydukları kanunlarda ışığı anlamaya yer yoktur.
Güzel bir kuğuya dönüşmeni izlemek nasıl da mutlu edici bir gelişme.Böylece o merak edip, sorduğun tekamül yolunda birinci adımı gerçekleştirmiş olacaksın.Kendini tanımak,bulmak ve kendini bilmek..
Yolun açık olsun.
Teşekkürler Devrim'ciğim.Hepimizin yolu açık olsun.Eksik olmasın kıymetli yorumların.İyi ki varsın...
YanıtlaSil