26 Ocak 2012 Perşembe

Zil Çaldı





Zil çaldı;”vapur kalkıyor; kapılar kapanacak” uyarısı...
Adımlarımı hızlandırdım, geçtim, kapı kapandı ardımdan.
Hep alışkın olduğum gibi yukarı çıktım, vapurun gidiş yönüne bakan cam kenarı ve bir de masası olan bir yer bakınıp bir kaç saniye içinde buldum gözümle. Vardım, oturdum. Kâğıt bardakta çay istedim, bu haller için mantomun cebinde tuttuğum bozukluklar ile ödedim. Masaya koydum bardağı azıcık soğuması için. Dışarı baktım; denizli şehrimi ne çok sevdiğimi hissederek.
“Asla uyumaz denizler, uyuyamayan ruhlar için bir tesellidir onların bu uyanık hali.”
Gece çalışmıştım, geç yatağa gitmeme rağmen bir kaç sayfa kitap okudum ve artık uymam gerek diye uyudum. Dört saatlik bir uyku sonunda telefonumun alarmıyla uyanıp oğlumun tostunu hazırladım. Sinüzit teşhisi sebebiyle geçen hafta doktorun verdiği ilâçlarını içirdim. Hazırlandım çıktım. Üsküdar’a indim, iskeleye vapur kalkmadan yetiştim.

Zil çaldı;”vapur kalkıyor; kapılar kapanacak” uyarısıydı.
“Hayat geçiyor, eşikte durma” uyarısı gibi geldi.
Aceleyle geçtim.
Hâlâ yoldayım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder