19 Şubat 2012 Pazar

aslında biliyordum kim olduğumu...

ÇOCUKLUĞUM
Affan dedeye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne de adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiç bir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!

Cahit Sıtkı TARANCI


"Affan Dede"ye para saysam ben de meselâ,
satsa bana çocukluğumu...
Halamın her gün okul çıkışı yeni bir rengini aldığı,
36 renginin tamamlanmasını sabırla beklediğim "gazlı boya"ları  masanın üstüne yayıp resimler yaptığım zamana gitsem.
Daha çok resim yapsam.
Bilsem ki başka hiçbir şeye ihtiyacım yok.
"İsmail Aydoğdu"nun Matematik kitabındaki problemleri
karnım ağrıya ağrıya çözmesem de
"Karnımda top gibi bişey" olmasa
ve gittiğimiz çocuk doktoru
"hastalık hastası yok bişeyi!" demese meselâ.
Ben resim yapsam hep,
karnımda top değil sevinçli "zıpzıplar" olsa.
Hiçbir şey sorulmasa benden...
Çizdiğim uçurtmalar bulutlardan yüce olsa,
Kardeşlerime oyunlar uydursam yine.
Kuzenlerimle "vız" oynasak meselâ
Saklayıp bulduğumuz çocukluğumuz olsa.
                 ve inansak ki hayatımız elimizde
"kaflik misket" gibi
biricik olsa...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder