çıktım akşamı dinledim; saat 22:06;
bir Moda caddesi akşamı...
insanlar yürüyorlar durmadan bir aşağı bir yukarı;
oturdum yüksekçe kaldırımvari bir taşa, izledim onları;
dondurma illâ baş köşede, çoluk çocuk yürüyüşte olanlar için en gözde eğlence...
sevgililer öyle gülüşmeli hallerde yan yana;
pek genç olanları ve pek de olmayanları ama pek anda yaşar haldeler hepsi,
güzeldir insanın kendini sorgusuzca aşka atma cesareti,
öyle el ele ne kadar kalırlar bilmem ama
güzeldir yine de anda sonsuz bir şey yaşadığını zannetmeler...
yalnızlar da var;
bir şişenin, bir nefes dumanın yarenliğinde,
yalnız olmadıklarını kanıtlamak ister gibiler kendilerine;
ha bir de telefonlar sımsıkı ellerinde
onun arkadaşlığı da öyle hafife alınamaz elbette...
ilerlemeye başlayınca saat;
çocukların uykusu gelecek,
evlere çekilinecek;
mutlu, değil,
kendinde, değil,
sevinçli, değil;
bin duygu hallerinin tortusunu sokaklara bırakıp
dört duvar arası yaşamalara geçilecek...
ben geçtim bile...
evimde kahvemin ve seçtiğim müziklerin eşliğinde
düşünmelerden düşünme cümlelerden cümle beğenme halimdeyim yine...
yine... yine... yine...
bu da benim kendimle yarenliğim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder