Birine,
tüm hücrelerinle;
gözünü kapayıp olan bitene,
gönlünü açıp büsbütün iyiliğe güzelliğe;
için için,
yana yana,
delice;
hepi topu güvenmeyi istemek;
sade insan olmaklıktan sebep bile kalbini ellerine bırakıvermek
neden bu kadar zor?...
Benim bir cevabım var elbette kendi soruma,
ama tam biliyorum desem yalan olur
zira bilmeleri yetmiyor insanın bazen zorlu yolları aşmasına;
hep bir başkasıyla birlikte var oluşunu kutsadığı sürece,
tekliğin Yaradana mahsusluğuna duyduğu inancın iliklerine işlemiş bilgisiyle belki de;
hep kalpten güveneceği bir yol arkadaşı arıyor.
Hatta onu bulmanın neden bu kadar zor olduğu sorusunun cevabını bile
onunla bulacağına inanıyor neredeyse...
Bu arama yolculuğunda,
tükenmemelerimle yollarda;
yılmamalarımla yürümelerden;
yılmamalarımla yürümelerden;
bıkma haline teslim olmamalarımla;
içimde umudun söneyazdığı zamanlarda
bir kıvılcımla büyük ateşlere dönüştürmelerimi izleye izleye yılları devirdim aynalarda.
Hüzünlü cümleler değil bunlar yanlış anlaşılmak da istemem;
ama bu kadar yalnızlıktan kırılıyorken kalpler
neden bu kadar zor bu işler?
Bir de dünya küçük derler...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder